Şair Onur Behramoğlu, Akademi Nar takipçilerine özel, şiirlerini paylaştı. Behramoğlu’nun çok sevdiği beş kitap için yazdığı, hiçbir yerde yayımlanmayan beş şiirini ilk defa sizlerle paylaşıyoruz. Şairin bir de yeni yıl sürprizi var: Yılbaşından önce bitirmeyi planladığı yeni şiirini de ilk defa burada siz okuyacaksınız!
✍Onca Yoksulluk Varken – Emile Ajar
Eski evimizin bahçesinde / dut silkelediğimiz günleri hatırla Her şeyi internetten almak mümkün / macera dolu tatil, dans dersi, sanal para Yine de süt dişleri çıkıyor oğlumuzun / yine de ötüyor tarla kuşları Roman sayfalarında kaybolmak istiyorum / hikâyeler anlatmak avunmak.
✍Sınırın Güneyinde, Güneşin Batısında – Haruki Murakami
Sana giden bir otobüs olsa atlayıp gelsem / Duke Ellington dinlesek tepeden tırnağa duysak / Yan yana iki balık olsak hiç düşünmeden yüzsek / kar yağsa, ağzında eritsen, bana içirsen / Sevişsek gün ışıyana dek / eski güzel günlerdeki gibi / İzci yeminine sadık iki çocuk gibi
✍Doktor Jivago – Boris Pasternak
Jivago der demez / ateşin dumanla karıştığı Trenin ilerleyip zamanın durduğu / Jivago der demez karısı Tonya Gözyaşından boğulacak gibi olduğu / Lara… Larissa Fyodorovna Bir de 1958 kışında / ağaçlar altında yapayalnız Pasternak
Lanet Olsun Zaman Nehrine – Per Petterson
Bir öncemiz ve bir sonramız var artık / her şeyin azıcık sararıp solduğu Kimse anlamasın istiyorsun / karşılıklı kıyılarda durduğumuzu Seni orada bıraktığımı / beni burada bıraktığını Lanet olsun zaman nehrine / dediğimi tüm şiirlerde
Atmacanın A’sı – Helen Macdonald
Baştan başlamalı, geçip giden trenlerin hüznünden / sonra gülmeli çünkü ne yapabiliriz ki? Kalbi taşlaştırmalı elbet, dindirecekse / ayağı kırık bir atın ıstırabını Dünyanın dişlerini geçirdiği yerden / başlamalı umursamaya sonra Baştan başlamalı, aşka / yerçekimine inandığımız kadar inandığımız günden Baştan başlamalı, atmacanın a’sından / bana uçmayacağından artık Bir yabancıya dönüşeceğinden / baştan başlamalı oysa, ilk öpüştüğümüz gün Yüreğin ağza geldiği yerden
Onur Behramoğlu’nun henüz tamamlanmamış şiiri:
AŞK
aşktır
boyu aşan yerde yarattığımız tanrı
bütün böcekler uçuç
tekmil ağaçlar zeytin
memede turunç, damarda şarap, belkemiğinde haz
köpürüp patlayarak
bozkır döllenecek
ekşiliği sarı
sarılığı ekşi
limon kadar yakışarak dünyaya
derviş tekkesine dönüşecektir
kuş kadarcık yüzümüz
alnına dövmeyle
rengârenk
aşk yazılı insanın
o ne kerim işçilik
yaman teselli
yeryüzünü gökyüzüne kaldırır
şah-ı merdan özümüz
ev içleri şenlenip neşelenecektir balkon
aşkla yoğrulmuşsa hamur
göğsümüzü kabartır
aşkla yürünmüşse yağmur
müşfik, yekpare bir şarkıdan ibarettir
işte dert işte kabza
işte bilekse bilek
kim demiş sadece beş duyumuz var diye
her daim çarpıntılı
hoyrat
uyur uyur uyanır
o rahşan diyalektik
baş döndüren emanet
onda evvel ve ahir
açacaktır gülümüz
fakat işte şimdilik
ölgün
harap
yıkıldı yıkılacak
beton bir inşaattır hayat
yine de
halis güzergâhları
mütefekkir
kan revan
aşacak
kökten dallara zuhur
ve huruç edecektir
aşk gibidir sözümüz
